Doç. Dr. Ümit İzmen, Türkiye'de iş dünyasının yapay zekâyı iş süreçlerine entegre etme hızını, verimlilik hedeflerini ve kapasite kısıtlarını değerlendirdi.
Dijital Endeks 2025 raporunun yapay zekâ bölümünü değerlendiren Doç. Dr. Ümit İzmen, Türkiye'de iş dünyasının yapay zekâya hızlı adapte olduğunu belirtti: “Türkiye'de iş dünyası yapay zekâya adeta balıklama atlamış durumda. Birçok şirket yapay zekâ stratejisi benimsemiş, çalışanlarına eğitim veriyor ve kendi içindeki fonksiyonlarda en az bir tanesinde yapay zekâyı kullanıyor. Yani dört başı mağmur bir şekilde yapay zekânın entegrasyonu olduğunu görüyoruz.”
İzmen, yapay zekâyı iş süreçlerine entegre etmenin önemine dikkat çekti: “Sadece üretken yapay zekâ araçları kullanılıyor diye bir şirkette yapay zekâyı etkin kullanıyor diyemeyiz. Yapay zekâyı iş süreçlerine entegre etmek, dikey çözümlerle verimliliği artırmak çok daha farklı bir konu.”
Rapora göre şirketlerin yapay zekâyı esas olarak verimlilik hedefiyle kullandığını söyleyen İzmen, “Buralarda en çok kullanılan yapay zekâ teknolojisi yazılı dili analiz eden araçlar. Otomasyona dönük, makinelerin çevrelerini gözlemleyip otomatik karar alan yapay zekâ modelleri ise çok daha arkadan geliyor” dedi.
İzmen, Türkiye'nin yapay zekâda kapasite kısıtlarına da değindi: “İlgi yüksek ama kapasite ölçülerine baktığımızda problemlerimiz var. Regülasyon, finansman ve altyapı gibi faktörler Türkiye'nin yapay zekâ kapasitesini sınırlayan başlıca unsurlar. Özellikle elektrik üretim kapasitesi bu konuda kritik bir darboğaz.”
Ayrıca, Türkiye'nin araştırma alanlarında dikey çözümler üreten girişimlerle fark yaratabileceğini vurgulayan İzmen, şunları ekledi: “Türkiye, finans, ticaret ve lojistikte verimlilik artırıcı araştırmalarla fark yaratabilir. Bu alanlarda dikey çözüm üreten girişimlerin önü çok açık ve girişimcilik ekosistemine önemli katkı sağlayacak.”