
Metro Türkiye ve Şef Özge Şahin’den Atıksız İftar Sofrası
Metro Türkiye, Ramazan ayının bereketini ve dayanışma ruhunu, sürdürülebilirlik anlayışıyla iftar sofralarında buluşturdu.
Gastronomi dünyasında sıfır atık yaklaşımıyla ilham veren çalışmalara imza atan Şef Özge Şahin’in tasarlayarak Gastronometro Yönetici Eğitmen Şefi Murat İlke Özipek ile birlikte hazırladığı iftar yemeği, her malzemenin potansiyelinin sonuna kadar değerlendirildiği lezzetlerle, bir tabağın yarını nasıl değiştirebileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Paylaşmanın ve bereketin ayı Ramazan’da lezzetli sofralar kurarken çevreye karşı sorumlulukları da unutmayan Metro Türkiye, profesyonel mutfaklarda sürdürülebilirliğin ve atıksız reçetelerin nasıl daha fazla yer alabileceğini konuşmak amacıyla Gastronometro'da özel bir iftar daveti düzenledi. Bu konuda yaratıcı çalışmalarıyla tanınan Şef Özge Şahin’in atıksız mutfak prensipleriyle kurguladığı menü, Gastronometro Yönetici Eğitmen Şefi Murat İlke Özipek ve ekibinin titiz hazırlığıyla sofralara taşındı. Metro Türkiye’nin kendi markalı ürünleriyle hazırlanan bu özel menüde, ürünlerin atıksız kullanımının mutfak kültürümüzün geleceği için taşıdığı kritik önem bir kez daha vurgulandı.
Tavaslıoğlu: Sektöre Atıksız Mutfak Yol Haritası Sunuyoruz
Gıda israfıyla mücadelenin Metro Türkiye’nin sürdürülebilirlik yolculuğundaki en temel başlıklardan biri olduğunu belirten Metro Türkiye Satış Gücü Grup Müdürü Ali Tavaslıoğlu, “Metro Türkiye olarak sürdürülebilirliği her dönemde işimizin odağında tutuyor ve Ramazan ayında bereketli sofralarla birlikte israfı azaltma sorumluluğumuzu da konuşmamız gerektiğine inanıyoruz. Bir yanda milyonlarca insan açlıkla mücadele ederken diğer yanda tonlarca gıdanın çöpe gitmesi kabul edilemez. Bunun için artık israfı değil, sorumluluğu büyütmek zorundayız. HORECA sektörünün güçlü bir paydaşı olarak gıda atıklarımızı bağış, yeniden değerlendirme, hayvan yemi ve kompostlama yöntemleriyle döngüye kazandırıyor; aynı zamanda tedarikçilerimizi ve profesyonel müşterilerimizi de bu dönüşüme teşvik ediyoruz. Gastronometro’nun uygulamalı eğitimleriyle menü planlamasından atıksız mutfak pratiklerine kadar sürdürülebilirliği somut adımlara dönüştürüyoruz. Bugün de sıfır atık yaklaşımıyla çok kıymetli çalışmalar gerçekleştiren Şef Özge Şahin tasarladığı menü ile hepimize ilham verdi. Bu Ramazan da tüm sofraların atıksız ve bereketli olmasını temenni ediyoruz.” dedi.
Şahin: Gerçek Bereket Gıdayı Saygıyla Kullandığımızda Ortaya Çıkıyor
Gastronomi dünyasının en prestijli ödüllerinden Gourmand World Cookbook Awards 2025’te “Sürdürülebilirlik” kategorisinde dünya birinciliğine layık görülen ‘Geleceğin Mutfağı’ kitabının yazarı Şef Özge Şahin, “Ramazan sofraları benim için her zaman paylaşmanın, şükrün ve bereketin en güçlü sembollerinden biri olmuştur. Ancak bereket dediğimiz şeyin aslında gıdaya duyduğumuz saygıyla doğrudan ilişkili olduğuna inanıyorum. Bazen bir nohut kabuğu, bazen bir kahve posası… Çoğu zaman çöpe gideceğini düşündüğümüz küçük bir parça bile yeni bir lezzetin ve yeni bir fikrin başlangıcı olabilir. Benim mutfakta anlatmaya çalıştığım şey çok basit: İsrafı konuşmaktan çekinmeyelim ve gıdanın değerini yeniden hatırlayalım. Çünkü mutfakta yaptığımız küçük tercihler, düşündüğümüzden çok daha büyük bir fark yaratabilir. Metro Türkiye’nin bu konudaki yaklaşımı benim için çok kıymetli. Metro yalnızca ürün sunmuyor, sektöre ilham veren, öğreten ve sürdürülebilir mutfak anlayışını yaygınlaştırmaya çalışıyor. Gastronometro gibi platformlarla şeflere ve profesyonel mutfaklara bu dönüşümün mümkün olduğunu gösteriyor. İftar menümüzü hazırlarken amacım Ramazan’ın paylaşma ruhunu, atıksız mutfak yaklaşımıyla bir araya getirmekti. Çünkü gerçek bereket, gıdayı saygıyla kullandığımızda ve onu paylaşabildiğimizde ortaya çıkıyor.” diye konuştu.
Davette, Şef Özge Şahin’in özel sunumuyla hiçbir gıdanın israf edilmediği, her malzemenin potansiyelinin sonuna kadar değerlendirildiği bir menü ikram edildi. Metro Türkiye’nin kendi markalı ürün çeşitleriyle hazırlanan seçkide; nohut kabuğu çıtırı ile zenginleştirilen kimyonlu nohut aşı, zahterli tam buğday cipsi ve üç peynirli dip sos, yoğurtlu pazı sapı tabanında orman meyvesi sosuyla sunulan orman meyveli pazı sarılı enginar dolması, hem lezzeti hem de verdiği ilhamla davetlilerin büyük beğenisini kazandı. Patates kabuğunun isli patates püresine dönüştüğü kuzu tandır ana yemeğinin ardından ikram edilen nar kabuklu sumak şerbeti ve kahve posasıyla hazırlanan vanilyalı dondurma eşliğindeki bademli süt çiçeği tatlısı, atıksız mutfak disiplininin tatlıdan içeceğe kadar nasıl her tabağa yansıtılabileceğini kanıtladı. Metro Türkiye’nin coğrafi işaret tescilli iftariyelikleri de bu ilham veren menüye eşlik etti.

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.