
Sevan Bıçakçı, İstinyePark'ta Yeni Mağazasını Açıyor
Kapalıçarşı'nın Zanaatkârlık Mirası, İstanbul'un En Prestijli Adreslerinden Birinde Yeni Bir Vitrine Kavuşuyor
Kapalıçarşı'nın yüzyıllara dayanan zanaatkarlık geleneğinden beslenen Sevan Bıçakçı, taş işçiliği, mine sanatı ve ters mikro oyma gibi farklı disiplinleri bir araya getiren özgün tasarım anlayışını, şimdi İstanbul'un en prestijli alışveriş destinasyonlarından İstinyePark'a taşıyacak.
Bazı mücevherler birkaç haftada tamamlanır, bazıları ise yıllar boyunca olgunlaşır. Sevan Bıçakçı için asıl değerli olan, zamanı kısaltmak değil; harcanan emeği ve sabrı görünür kılmaktır.Sevan Bıçakçı İstinyePark mağazası işte bu anlayışı yansıtan yeni bir adres olacak.
Yerli ve uluslararası seçkin bir ziyaretçi kitlesiyle İstanbul'un en önemli alışveriş ve yaşam merkezlerinden biri olan İstinyePark, marka için özel bir anlam taşıyor. Sevan Bıçakçı için bu mağaza yalnızca yeni bir satış noktası değil; Kapalıçarşı'da doğan ve onlarca yıldır aynı anlayışla sürdürülen yaratım kültürünü, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerle buluşturacak yeni bir adres. Kapalıçarşı'daki kökleri korurken İstanbul'un en önemli buluşma noktalarından birinde yer almak, markanın doğal gelişiminin bir parçası. Bu büyüme, daha fazla ya da daha hızlı üretmek değil, ustalık kültürünü ve zamana saygı duyan çalışma anlayışını daha fazla insanla paylaşmak anlamına geliyor.
Klasik bir mücevher mağazasından çok, Sevan Bıçakçı'nın yaratım dünyasına açılan bir pencere olarak tasarlanan İstinyePark mağazasında sergilenecek her mücevher, aylar süren emeğin, sabrın ve farklı disiplinlerden ustaların ortak çalışmasının ürünü. Tamamlanması yıllar alan obje çalışmaları da ziyaretçilerle buluşacak. Bu seçki, Sevan Bıçakçı'nın yaratım dünyasının yalnızca takılabilir mücevherlerle sınırlı olmadığını gösteriyor.
Mağazanın kalbinde, Sevan Bıçakçı'nın yaşayan atölye kültürü yer alacak: geçmişi koruyan bir müze değil, geleneksel zanaatların yeni tekniklerle geleceğe taşındığı canlı bir yaratım ortamı. Ressamlar, heykeltıraşlar, hakkaklar, hattatlar ve kuyum ustaları aynı süreçte birlikte çalışıyor. Yüzyıllardır uygulanan teknikler yaşatılırken, Sevan Bıçakçı'nın geliştirdiği ve uluslararası düzeyde tescillenen özgün teknikler mücevher tasarımına yeni bir ifade kazandırıyor. Bu yaklaşım, markayı bugün farklı sanat ve zanaat disiplinlerini aynı çatı altında buluşturan ender mücevher atölyelerinden biri haline getiriyor.
Mağazada yüzük, kolye, küpe, bilezik ve broş kategorilerinde, her biri yalnızca bir kez tasarlanan mücevherlerden oluşan geniş bir seçki yer alacak. Her tasarım, haftalar -çoğu zaman aylar- süren titiz bir çalışmanın sonunda ortaya çıkıyor. Sürekli yenilenen bu seçki sayesinde mağazayı her ziyaret eden misafir, daha önce karşılaşmadığı tasarımları ve obje çalışmalarını keşfedecek.
Sevan Bıçakçı, İstinyePark'taki yeni mağazasına ilişkin görüşlerini şu sözlerle paylaşıyor:
“Kapalıçarşı'da başlayan yolculuğumuzu İstanbul'un farklı noktalarına taşırken, değişmesini istemediğimiz tek şey çalışma anlayışımız. Bugün birçok şey daha hızlı yapılabiliyor. Biz ise bazı şeylerin hâlâ yavaş yapılması gerektiğine inanıyoruz. Çünkü zaman, yaptığımız işin en önemli malzemelerinden biri. Her mücevheri yalnızca bir kez tasarlıyor, aynı sabır ve özenle hayata geçiriyoruz. Geçmişten bize ulaşan ustalık bilgisini korurken, geliştirdiğimiz ve uluslararası düzeyde tescillenen yeni tekniklerle bu mirasa kendi katkımızı sunmaya devam ediyoruz. İstinyePark mağazamızın da bu üretim kültürünü daha fazla insanla buluşturacak yeni bir durak olmasını diliyorum.”
İstinyePark mağazası, geçmişle gelecek arasında kurulan bu yaratıcı diyaloğu ve zamana yayılan çalışma kültürünü, İstanbul'un en önemli buluşma noktalarından birinde görünür kılacak.



Sevan Bıçakçı Hakkında: Sevan Bıçakçı, Kapalıçarşı'nın yüzyıllara dayanan zanaatkârlık geleneğinden beslenen ve el işçiliğini merkeze alan tasarım anlayışıyla tanınıyor. Onu uluslararası ölçekte özgün kılan, yalnızca taşın arka yüzeyine oyularak ön yüzden üç boyutlu görünen kompozisyonlar oluşturan ve patentini aldığı ters mikro oyma (Reverse Intaglio) tekniği değil. Makine çağında adeta akıntıya karşı kürek çekmeyi seçen Bıçakçı, fazla emek ve zaman gerektirdiği için unutulmaya yüz tutmuş pek çok eski zanaat yöntemini de yeniden canlandırdı; böylece yavaşlıktan, alışılmadık anlamlar ve duygular çıkarmayı başardı. İlk dönem çalışmalarında İstanbul ve Anadolu'nun kültürel mirasından ilham alan tasarımları, zaman içinde doğa, mitoloji ve farklı medeniyetlerin hikâyeleriyle zenginleşti. Her biri uzun ve titiz bir üretim sürecinden geçen, tek ve benzersiz mücevherleri bugün dünyanın farklı ülkelerinde koleksiyonerlerle buluşurken; Sevan Bıçakçı, İstanbul'da Kapalıçarşı, Galataport, Zorlu Center ve Four Seasons Hotel Sultanahmet'in yanı sıra Ankara, Miami ve D Maris Bay'deki butiklerinde de misafirlerini ağırlamaya devam ediyor.

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.