1. HABERLER

  2. YEME - İÇME

  3. Denizlerin Geleceği Sofrada Başlıyor
Denizlerin Geleceği Sofrada Başlıyor

Denizlerin Geleceği Sofrada Başlıyor

Türkiye’de deniz ürünleri kültürüne çağdaş bir yaklaşım kazandıran Suat Yılmaz, Misina ile birlikte mevsim balıkları ve doğru balık seçimi konusunda tüketicilere rehberlik ediyor.

A+A-

Balık tezgâhında yapılan bilinçli tercihlerin, hem sağlıklı beslenmenin hem de denizlerin sürdürülebilirliğinin anahtarı olduğuna dikkat çekiyor.

Deniz ürünleri tüketiminde doğru tercihler, denizlerin geleceğinin de belirleyicisi. Suat Yılmaz, balık alışverişinde yapılacak bilinçli seçimlerin hem sofrayı hem deniz ekosistemini koruduğunu vurgulayarak, tüketiciler için temel noktaları paylaşıyor.
 
Deniz ekosistemleri açısından büyük bir zenginliğe sahip coğrafyamız, korunması gereken önemli bir doğal miras barındırıyor. Ancak bugün gelinen noktada bu mirasın yeterince gözetilemediği bir tabloyla karşı karşıyayız. Balık stoklarının her geçen yıl azalması, mevsim dışı avcılık, denetim eksiklikleri ve yanlış tüketim alışkanlıkları; deniz ürünlerine erişimi giderek zorlaştırıyor. Sofralarımıza ulaşan birçok balık türü ithalatla gelirken, yerel türlerin varlığı her yıl biraz daha azalıyor. Bu durum, denizlerin yalnızca balıkçılık faaliyetleriyle değil; üretimden tüketime uzanan bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini açık biçimde ortaya koyuyor. Sorunun kaynağında yalnızca avlanma yöntemleri değil, sistem eksiklikleri ve bilinçsiz tercihler de yer alıyor.

suat-yilmaz.jpg

“Denizler vicdanla değil, sistemle korunur”
Suat Yılmaz, sorunun yalnızca balıkçılık faaliyetiyle sınırlı olmadığını vurguluyor: “Bilinçli avcılık yapan çok sayıda balıkçımız var. Ancak mevcut sistem çoğu zaman doğruyu değil, güçlüyü koruyor. Denizlerin sürdürülebilirliği için net kurallar, etkili denetim ve gerçek yaptırımlar şart.” Yılmaz’a göre, kara ulaşımında uygulanan kota ve ruhsat sistemine benzer biçimde, denizlerde de avcılık kapasitesinin bilimsel veriler ışığında sınırlandırılması gerekiyor.
 
Gerçek tablo
Bugün Türkiye’de levrek, çipura, somon ve alabalık gibi kültür balıkları üretiliyor olmasaydı, denizlerden elde edilen ürünler iç tüketimin yalnızca %30–40’ını karşılayabilecek seviyede kalacaktı. Kültür balığı üretimi önemli bir ekonomik değer yaratsa da, bu üretimi besleyen yemlerin büyük bölümü yine denizlerden sağlanıyor. Bu durum, doğal stoklar üzerindeki baskıyı her geçen yıl daha da artırıyor. Bu noktada Suat Yılmaz’a göre dönüşüm yalnızca üretim politikalarında değil, tüketicinin günlük tercihlerinde başlıyor. Balık tezgâhında yapılan her bilinçli seçim, denizlerin geleceğine yapılan doğrudan bir yatırıma dönüşüyor.
 
Bilinçli Tüketici İçin Suat Yılmaz’dan Temel Öneriler
Deniz ürünleri tüketiminde doğru tercihler, yalnızca sağlıklı beslenmenin değil; deniz ekosisteminin korunmasının da temelini oluşturuyor. Suat Yılmaz, balık alışverişinde dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle özetliyor:

• Mevsiminde avlanan balık tercih edilmeli.
Mevsimi dışında tüketilen ürünler hem lezzet hem de besin değeri açısından zayıf kalıyor.

• Balığın menşei ve avlanma yöntemi mutlaka sorulmalı.
 Nereden geldiği bilinmeyen ürünler sürdürülebilirlik açısından risk oluşturuyor.

• Aşırı tüketilen türlere dikkat edilmeli.
Popüler balıkların yıl boyunca talep görmesi, bazı türlerin stoklarını ciddi biçimde azaltıyor.

• Tazelik görünümle anlaşılır.
Parlak göz, diri et dokusu ve temiz koku en temel göstergeler arasında yer alıyor.

• Çeşitliliğe yönelmek önemli.
Aynı balıkları sürekli tüketmek yerine farklı türlere yönelmek hem doğayı koruyor hem sofrayı zenginleştiriyor.

Mevsim takvimine göre mutfak
Bu bilinçli yaklaşım, Misina’nın mutfak felsefesinin de temelini oluşturuyor. Menüler mevsimsel balık takvimine göre şekillenirken; küçük ölçekli balıkçılarla doğrudan tedarik modeli ve sade pişirme teknikleriyle deniz ürünlerinin doğal karakteri korunuyor. Misina’nın yaklaşımı yalnızca bir restoran deneyimi değil; bilgiyle beslenen, doğaya saygılı ve geleceği gözeten bir deniz mutfağı kültürü sunuyor. Suat Yılmaz’ın mesajı net: “Denizi korumanın yolu sofradan geçiyor.”

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.